A
Adenokarsinom
Salgı yapan bez yapılarından veya bez benzeri hücrelerden gelişen kanser tipidir. Akciğer, mide, pankreas ve kolorektal kanserlerde alt tip olarak görülebilir.
Adjuvan Tedavi
Ameliyat sonrası kalan kanser hücrelerini yok etmek veya nüks riskini azaltmak için verilen ek tedavi (kemoterapi, radyoterapi veya hormon tedavisi).
AFP (Alfa-Fetoprotein)
Kanda ölçülebilen bir tümör belirtecidir. Özellikle karaciğer kanseri gibi bazı durumlarda tanı, takip veya tedavi yanıtını değerlendirmede yardımcı bilgi sağlayabilir; tek başına tanı koydurmaz.
ALK
Bazı kanserlerde değişime uğrayabilen bir gendir. ALK yeniden düzenlenmesi özellikle bazı akciğer kanserlerinde hedefe yönelik tedavi seçimini etkileyebilir.
Alkilleyici Ajan
DNA'ya doğrudan hasar vererek kanser hücrelerinin çoğalmasını engelleyen bir kemoterapi ilaç sınıfı. Örnek: siklofosfamid, karboplatin.
Anemi
Kanda kırmızı kan hücresi veya hemoglobin düzeyinin normalin altına düşmesi. Kemoterapinin sık görülen bir yan etkisidir ve yorgunluğa neden olabilir.
Antimetabolit
DNA ve RNA yapımında kullanılan yapı taşlarının yerini alarak kanser hücrelerinin çoğalmasını durduran kemoterapi ilacı türü. Örnek: 5-fluorourasil, metotreksat.
Astrositom
Astrosit adı verilen glial hücrelerden gelişen bir gliom alt tipidir. Tümör derecesi ve IDH gibi moleküler özellikler hastalığın seyrini ve tedavi planını etkileyebilir.
B
BCLC
Barcelona Clinic Liver Cancer evreleme yaklaşımıdır. Karaciğer kanserinde tümör yayılımı, karaciğer fonksiyonu ve hastanın genel durumunu birlikte değerlendirerek tedavi planlamasına yardımcı olur.
Benign (İyi Huylu)
Kanserli olmayan, çevre dokulara yayılma veya uzak organlara metastaz yapma özelliği beklenmeyen tümör. Bulunduğu yere ve büyüklüğüne göre takip veya tedavi gerektirebilir.
Biyobelirteç (Biomarker)
Kanda, diğer vücut sıvılarında veya dokularda bulunan ve bir hastalığın varlığını, ilerlemesini veya tedaviye yanıtını gösteren biyolojik madde.
Biyopsi
Tanı koymak için vücuttan küçük bir doku örneği alınması işlemi. Alınan örnek patoloji laboratuvarında mikroskop altında incelenir.
Borderline Rezektabl
Tümörün önemli damarlara yakınlığı nedeniyle ameliyatın teknik olarak zor olabileceği, ancak cerrahi öncesi tedavilerden sonra ameliyat şansının yeniden değerlendirilebildiği durumu ifade eder.
BRAF
Hücre büyüme sinyallerinde görevli bir gendir. BRAF mutasyonu bazı kanserlerde hedefe yönelik tedavi seçenekleri açısından değerlendirilebilir.
Brakiterapi
Radyasyon kaynağının tümöre veya hedef dokuya çok yakın yerleştirildiği içten radyoterapi yöntemidir. Uygunluk kanser türü, evre ve tedavi hedefiyle birlikte değerlendirilir.
BRCA
DNA onarımında görevli BRCA1 ve BRCA2 genlerini ifade eder. Bu genlerdeki kalıtsal veya tümöre özgü değişiklikler meme, over, pankreas ve bazı başka kanserlerde risk ve tedavi seçimini etkileyebilir.
BT (Bilgisayarlı Tomografi)
X-ışınları kullanarak vücudun iç organlarının detaylı kesit görüntülerini oluşturan bir görüntüleme yöntemi.
C
CA 19-9
Kanda ölçülebilen bir tümör belirtecidir. Pankreas ve bazı sindirim sistemi kanserlerinde takipte yardımcı olabilir; iltihap veya safra yolu sorunları gibi kanser dışı durumlarda da yükselebilir.
CA-125
Kanda ölçülebilen bir tümör belirtecidir. Over kanserinde takipte kullanılabilir; ancak kanser dışı durumlarda da yükselebileceği için tek başına tanı testi değildir.
CAR-T Hücre Tedavisi
Hastanın kendi bağışıklık hücrelerinin (T hücreleri) laboratuvarda kanser hücrelerini tanıyacak şekilde değiştirilip vücuda geri verildiği bir immünoterapi türü.
CEA
Karsinoembriyonik antijen adı verilen, kanda ölçülebilen bir tümör belirtecidir. Özellikle kolorektal kanserde tedavi sonrası takipte yardımcı olabilir; tek başına kanser tanısı koydurmaz.
Cerrahi (Kanser Cerrahisi)
Uygun hastalarda tümörün ve gerektiğinde çevresindeki dokuların ameliyatla çıkarılması. Tedavi planındaki yeri kanser türü, evre ve hastanın genel durumuna göre belirlenir.
Checkpoint İnhibitörü
Bağışıklık sistemi üzerindeki 'fren mekanizmalarını' kaldırarak T hücrelerinin kanser hücrelerini tanıyıp yok etmesini sağlayan immünoterapi ilacı türü.
E
EGFR
Hücre büyüme sinyallerinde rol alan bir reseptördür. EGFR mutasyonu veya hedeflenebilir değişiklikler bazı akciğer ve kolorektal kanserlerde tedavi seçimini etkileyebilir.
Endikasyon
Bir ilacın, işlemin veya tedavi yönteminin hangi hastalıkta ve hangi koşullarda kullanılabileceğini tanımlayan tıbbi uygunluk alanıdır. Geri ödeme koşulları endikasyondan farklı olabilir.
Endoskopi
Ucunda kamera bulunan ince bir cihazla sindirim sistemi gibi iç organların doğrudan incelenmesidir. Tanı, biyopsi alma veya bazı girişimsel işlemler için kullanılabilir.
Evre (Staging)
Kanserin vücuda ne kadar yayıldığını belirlemek için kullanılan sınıflandırma sistemi. Genellikle I-IV arası aşamalardır; evre arttıkça kanser daha yaygındır.
F
Febril Nötropeni
Nötrofil hücrelerinin çok düşük olduğu dönemde ateş yükselmesi. Acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir durumdur.
FIGO Evreleme
Jinekolojik kanserlerde hastalığın yayılımını sınıflamak için kullanılan evreleme sistemidir. Serviks, over ve endometrium kanseri gibi hastalıklarda tedavi planını etkileyebilir.
G
G-CSF
Kemik iliğini uyararak beyaz kan hücresi üretimini artıran ilaç. Kemoterapiye bağlı nötropeni riskini azaltmak için kullanılır.
Genetik Danışmanlık
Kalıtsal kanser riski olasılığında aile öyküsü, genetik test seçenekleri, sonuçların anlamı ve yakınlar için olası etkilerin uzman eşliğinde değerlendirilmesidir.
GGK / FIT
Gaitada gizli kan testi ve fekal immünokimyasal test anlamına gelir. Kolorektal kanser taramasında dışkıda kan bulgusunu araştırmak için kullanılabilir; pozitif sonuç tanı koydurmaz, ileri değerlendirme gerektirebilir.
Glioblastom
Hızlı seyirli, yüksek dereceli bir merkezi sinir sistemi tümörüdür. Tanı ve sınıflama patoloji, tümör derecesi ve moleküler özelliklerle birlikte değerlendirilir.
Gliom
Beyin veya omurilikteki glial destek hücrelerinden gelişen tümör grubudur. Astrositom, oligodendrogliom ve glioblastom gibi alt tipleri kapsayabilir; derece ve moleküler özellikler tedavi planını etkiler.
Grade (Derece)
Kanser hücrelerinin mikroskop altında ne kadar anormal göründüğünü belirten sınıflandırma. Düşük grade (1) yavaş büyümeyi, yüksek grade (3) hızlı büyümeyi gösterir.
H
HCC
Hepatosellüler karsinomun kısaltmasıdır. Yetişkinlerde primer karaciğer kanserleri içinde sık görülen alt tiptir ve çoğu zaman kronik karaciğer hastalığı bağlamında değerlendirilir.
Hedefe Yönelik Tedavi
Kanser hücrelerindeki belirli moleküler hedefleri (proteinler, genler veya sinyal yolları) hedef alarak çalışan ilaçlar. Uygunluk çoğu zaman biyobelirteç testleriyle değerlendirilir.
HER2
Bazı kanser hücrelerinin yüzeyinde aşırı miktarda bulunan bir protein. HER2-pozitif kanserler hedefe yönelik tedavilerle (trastuzumab gibi) tedavi edilebilir.
Hormon Reseptörü
Hücre yüzeyinde hormonlara bağlanan protein. Meme kanserinde ER (östrojen) ve PR (progesteron) reseptör durumu tedavi seçimini belirler.
Hormon Tedavisi (Endokrin Tedavi)
Hormonlara duyarlı kanserlerde hormon üretimini veya etkisini engelleyerek kanser büyümesini durduran tedavi yöntemi.
HPV
Human papillomavirus adı verilen virüs grubudur. Bazı HPV tipleri rahim ağzı kanseri ve bazı başka kanserlerle ilişkilidir; tarama ve aşı kararları hekimle değerlendirilmelidir.
HPV DNA Testi
Rahim ağzı kanseri taramasında yüksek riskli HPV tiplerinin varlığını araştıran testtir. Sonuçlar yaş, önceki testler ve ulusal tarama programı ile birlikte yorumlanır.
HRD
Homolog rekombinasyon onarım eksikliği anlamına gelir. DNA onarımındaki bu bozukluk özellikle over kanseri gibi bazı kanserlerde PARP inhibitörü uygunluğunu değerlendirmede kullanılabilir.
I
IMRT
Yoğunluk ayarlı radyoterapi anlamına gelir. Radyasyon dozunun hedef dokuya daha hassas dağıtılmasını ve çevredeki sağlıklı dokuların daha iyi korunmasını amaçlayan bir dıştan ışınlama tekniğidir.
İ
İdame Tedavisi
İlk tedaviye yanıt veya hastalık kontrolü sağlandıktan sonra bu kontrolü sürdürmek ya da ilerlemeyi geciktirmek amacıyla verilen devam tedavisidir.
İmmünoterapi
Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirerek veya kanser hücrelerini tanımasını sağlayarak kanserle savaşmasına yardımcı olan tedavi yaklaşımı.
İntravenöz (IV)
İlacın doğrudan damar yoluyla verilmesi. Kemoterapi, immünoterapi ve destek tedavilerinin bazıları bu yolla uygulanabilir.
K
Karsinoma in situ
Kanserleşme potansiyeli taşıyan anormal hücrelerin başladığı doku tabakası içinde sınırlı kaldığı, daha derin dokulara yayılım göstermediği durumu ifade eder.
Kemoterapi
Kanser hücrelerini öldürmek veya büyümelerini durdurmak için kullanılan güçlü ilaçlarla yapılan sistemik tedavi.
KHAK
Küçük hücreli akciğer kanserinin kısaltmasıdır. Akciğer kanserinin farklı seyir ve tedavi yaklaşımı gerektiren ana alt tiplerinden biridir.
KHDAK
Küçük hücreli dışı akciğer kanserinin kısaltmasıdır. Adenokarsinom, skuamöz hücreli karsinom ve diğer bazı akciğer kanseri alt tiplerini kapsayan ana gruptur.
Ki-67
Hücre çoğalmasını gösteren bir patoloji belirtecidir. Bazı kanserlerde tümörün biyolojik davranışı ve tedavi planı hakkında ek bilgi sağlayabilir.
Kolon
Kalın bağırsağın rektumdan önce gelen uzun bölümüdür. Kolon kanseri, kolorektal kanser grubunun kolon kaynaklı türünü ifade eder.
Kolonoskopi
Kalın bağırsak ve rektumun kamera ile incelenmesidir. Tarama, tanı, polip çıkarma veya biyopsi alma amacıyla kullanılabilir.
Kolposkopi
Rahim ağzının büyütmeli özel bir cihazla incelenmesidir. Anormal tarama testi veya HPV sonucu sonrasında değerlendirme ve biyopsi planı için kullanılabilir.
KRAS / NRAS
RAS ailesinden genlerdir. Kolorektal kanserde KRAS veya NRAS değişiklikleri bazı hedefe yönelik tedavilerin uygunluğunu etkileyebilir.
Kür (Siklus)
Kemoterapi uygulaması ile sonraki uygulama arasındaki dönem. Tedavi günleri ve dinlenme günlerinden oluşur.
L
Lenf Düğümü
Bağışıklık sisteminin bir parçası olan, vücut boyunca dağılmış küçük fasulye şeklindeki yapılar. Kanser genellikle önce yakındaki lenf düğümlerine yayılır.
Lenfadenektomi
Kanser yayılımını değerlendirmek veya tedavi etmek amacıyla lenf düğümlerinin cerrahi olarak çıkarılması.
Lenfödem
Lenf sıvısının dokularda birikmesiyle oluşan şişliktir. Lenf düğümü cerrahisi veya radyoterapi sonrası bazı hastalarda görülebilir.
Lokal İleri Hastalık
Kanserin başladığı bölgenin dışına yakın doku veya bölgesel lenf düğümlerine ilerlediği, ancak uzak organ metastazı saptanmadığı durumlar için kullanılan genel bir ifadedir.
Lokal Kontrol
Kanserin başladığı veya tedavi edilen bölgede büyümesinin ya da yeniden ortaya çıkmasının kontrol altında tutulmasını ifade eder. Cerrahi ve radyoterapi planlarında sık kullanılan bir hedeftir.
Lynch Sendromu
DNA onarım genleriyle ilişkili kalıtsal kanser yatkınlığı sendromudur. Kolorektal ve endometrium kanseri başta olmak üzere bazı kanserler için risk ve tarama planını etkileyebilir.
M
Malign (Kötü Huylu)
Kanserli; çevre dokulara sızma ve vücudun uzak bölgelerine yayılma potansiyeli olan tümör.
Metastaz
Kanserin orijinal (primer) bölgesinden vücudun başka bölgelerine yayılması. Metastatik kanser genellikle Evre IV olarak sınıflandırılır.
Moleküler Test
Tümör dokusu, kan veya başka örneklerde kanserin genetik ve moleküler özelliklerini araştıran testlerdir. Hedefe yönelik tedavi veya immünoterapi seçimini etkileyebilir.
Monoklonal Antikor
Belirli bir hedefe bağlanmak üzere laboratuvarda üretilen antikor yapısındaki ilaçtır. Bazı hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler monoklonal antikor sınıfında olabilir.
MR (Manyetik Rezonans)
Güçlü manyetik alan ve radyo dalgaları kullanarak vücudun detaylı görüntülerini oluşturan bir görüntüleme yöntemi. Radyasyon içermez.
MSI / dMMR
Mikrosatellit instabilitesi / DNA onarım eksikliği. Bazı kanserlerde tedavi seçimini etkileyen önemli bir biyobelirteçtir ve immünoterapi uygunluğu açısından değerlendirilebilir.
Mukozit
Kemoterapinin neden olduğu ağız ve sindirim sistemi mukozasının iltihaplanması. Ağızda ağrılı yaralara neden olabilir.
N
Neoadjuvan Tedavi
Ameliyat veya radyoterapi öncesi tümörü küçültmek için verilen tedavi (genellikle kemoterapi veya immünoterapi).
NGS
Yeni nesil dizileme anlamına gelir. Aynı anda birçok gen veya moleküler değişikliği değerlendirebilen kapsamlı bir test yaklaşımıdır.
Nöropati (Periferik)
El ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma veya ağrıya neden olan sinir hasarı. Bazı kemoterapi ilaçlarının sık görülen bir yan etkisidir.
Nötropeni
Kandaki nötrofil (beyaz kan hücresi türü) sayısının normalin altına düşmesi. Enfeksiyon riskini artırır.
NTRK
NTRK genlerinde füzyon adı verilen değişiklikler bazı nadir tümörlerde hedefe yönelik tedavi seçeneği açısından araştırılabilir.
Nüks (Rekürrens)
Tedavi sonrası tamamen gerilemiş gibi görünen kanserin tekrar ortaya çıkması.
O
Oligodendrogliom
Oligodendroglial hücrelerle ilişkili bir gliom alt tipidir. Güncel sınıflamada IDH mutasyonu ve 1p/19q ko-delesyonu gibi moleküler bulgular tanı ve tedavi planında önemlidir.
Onkoloji
Kanserin tanı, tedavi ve takibiyle ilgilenen tıp dalı. Dalları: tıbbi onkoloji, cerrahi onkoloji, radyasyon onkolojisi.
P
Palyatif Bakım
Hastalığın belirtilerini hafifletmeyi ve yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan bakım. Tedavinin her aşamasında uygulanabilir.
Pap Smear
Rahim ağzından hücre örneği alınarak mikroskop altında incelenen tarama testidir. Amaç kanser öncülü hücresel değişiklikleri erken saptamaktır.
PARP İnhibitörü
DNA onarım yollarını hedefleyen bir ilaç grubudur. BRCA veya HRD gibi DNA onarım bozukluğu olan bazı kanserlerde tedavi planında değerlendirilebilir.
Patoloji Raporu
Biyopsi veya ameliyat ile alınan dokunun mikroskop altında incelenmesiyle hazırlanan detaylı rapor. Kanser türü, derecesi ve diğer özellikler bu raporda belirtilir.
PD-L1
Bazı kanser ve immün hücrelerinde bulunan bir protein. PD-L1 pozitifliği immünoterapi tedavisine yanıt olasılığını gösterebilir.
Performans Durumu
Hastanın günlük işlerini yapabilme ve genel fiziksel durumunu gösteren klinik değerlendirmedir. Tedavi seçimi ve tedavi yoğunluğu kararlarında dikkate alınır.
PET-BT
Radyoaktif bir madde kullanarak kanser hücrelerinin metabolik aktivitesini gösteren görüntüleme yöntemi. Kanserin yaygınlığını ve tedaviye yanıtı değerlendirmek için kullanılır.
Polip
Bağırsak iç yüzeyinde gelişebilen çıkıntıdır. Bazı polip türleri zaman içinde kansere dönüşme potansiyeli taşıyabilir; bu nedenle tarama ve uygun polip yönetimi önemlidir.
Port Kateter
Kemoterapi ilaçlarının ve kan örneklerinin alınması için göğüs duvarı altına yerleştirilen küçük bir cihaz. Her seferde damar aramayı önler.
Prognoz
Hastalığın muhtemel seyri ve sonucu hakkındaki tıbbi öngörü. Kanser türü, evresi ve tedaviye yanıta göre değişir.
Progresyon
Hastalığın büyümesi, yayılması veya tedavi sırasında ya da sonrasında kötüleşmesi anlamına gelir. Değerlendirme çoğu zaman görüntüleme, muayene ve laboratuvar bulgularıyla birlikte yapılır.
Progresyonsuz Sağkalım
Tedavi sırasında veya sonrasında hastalığın ilerlemeden kaldığı süreyi ifade eder. Klinik araştırmalarda tedavi etkisini değerlendirmek için kullanılan ölçütlerden biridir.
PRRT
Peptid reseptör radyonüklid tedavisi anlamına gelir. Somatostatin reseptörü taşıyan seçilmiş nöroendokrin tümörlerde kullanılan nükleer tıp temelli tedavi yaklaşımıdır.
R
Radyoterapi
Yüksek enerjili ışınlar kullanarak kanser hücrelerini öldüren veya büyümesini durduran tedavi yöntemi.
Rektum
Kalın bağırsağın son bölümüdür. Rektum kanseri, kolorektal kanser grubunun rektum kaynaklı türünü ifade eder; lokal evreleme ve tedavi planı kolon kanserinden farklılaşabilir.
Remisyon
Kanser belirtilerinin kısmen (parsiyel remisyon) veya tamamen (tam remisyon) ortadan kalkması. Kanserin iyileştiği anlamına gelmeyebilir.
Rezektabl
Tümörün cerrahi olarak çıkarılabilir kabul edildiği durumu ifade eder. Karar tümörün yeri, damarlarla ilişkisi, yayılımı ve hastanın genel durumuyla birlikte verilir.
RHK
Renal hücreli karsinomun kısaltmasıdır. Böbrek kanserinin erişkinlerde sık görülen ana tiplerinden biridir.
S
Sağkalım
Belirli bir tanı veya tedaviden sonra hastaların ne kadar süre yaşadığını tanımlamak için kullanılan genel bir ölçüttür. Topluluk verileri kişisel prognoz yerine geçmez.
SBRT
Stereotaktik vücut radyoterapisi anlamına gelir. Seçilmiş küçük ve sınırlı hedeflere yüksek hassasiyetle, az sayıda seansta radyasyon verilmesini amaçlayan bir tekniktir.
SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu)
Türkiye'de sağlık hizmetlerinin finansmanı ve geri ödeme süreçlerinde görevli kurum. Kanser tedavilerinde geri ödeme; SUT, ilaç listeleri, tanı, evre, rapor ve güncel koşullara göre değerlendirilir.
Sistemik Tedavi
İlacın kan yoluyla tüm vücuda dağılarak kanser hücrelerine ulaştığı tedavi türü. Kemoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler sistemik tedavilerdir.
Skuamöz Hücreli Karsinom
Vücudun bazı yüzeylerini döşeyen yassı hücrelerden gelişen kanser tipidir. Akciğer, rahim ağzı, baş-boyun ve cilt gibi farklı bölgelerde görülebilir.
Stoma
Bağırsak veya idrar yolunun karın duvarına ağızlaştırılmasıyla oluşturulan açıklıktır. Bazı kanser ameliyatlarından sonra geçici veya kalıcı olabilir.
SUT (Sağlık Uygulama Tebliği)
SGK'nın hangi tedavileri, hangi koşullarda geri ödeyeceğini belirleyen düzenleme. İlaçların geri ödeme koşulları bu tebliğde tanımlanır.
T
Tedavi Basamağı
Bir tedavinin hastalık sürecinde hangi sırada verildiğini ifade eder. İlk basamak, ikinci basamak veya sonraki basamak tedaviler; önceki tedavilere, yanıta ve güncel koşullara göre değişebilir.
TKI (Tirozin Kinaz İnhibitörü)
Tirozin kinaz adı verilen hücre içi sinyal proteinlerini hedefleyen ilaç grubudur. Uygunluk çoğu zaman moleküler test sonuçlarıyla değerlendirilir.
TNM Evreleme
T (tümör boyutu), N (lenf düğümü tutulumu), M (metastaz) parametrelerini kullanan uluslararası kanser evreleme sistemi.
Trombositopeni
Kandaki trombosit (kan pulcuğu) sayısının normalin altına düşmesi. Kanama ve morarma riskini artırır.
Tümör
Anormal hücre büyümesi sonucu oluşan kitle. İyi huylu (benign) veya kötü huylu (malign/kanser) olabilir.
Tümör Belirteci (Tümör Markeri)
Kanda ölçülen ve bazı kanser türlerinin izlenmesine yardımcı olan maddeler. Örnek: CA-125 (over kanseri), PSA (prostat kanseri), CEA (kolorektal kanser).
U
Unrezektabl
Tümörün yeri, yayılımı, damarlarla ilişkisi veya hastanın genel durumu nedeniyle cerrahi olarak güvenli ve anlamlı şekilde çıkarılamayacağı durumu ifade eder.
V
VEGF
Tümörlerin yeni damar oluşturma sürecinde rol alan bir sinyal proteinidir. Bazı kanserlerde damar oluşumunu hedefleyen tedavilerle ilişkilidir.
Aramanızla eşleşen terim bulunamadı.